Yazmaya olan yoğun ilgim
sayesinde blog yazmaya karar verdim. Yeni mezun olarak başladığım bu işte, iyi
bildiğim bir şeyleri yazmalıyım dedim ve hedef kitlemi “yeni mezunlar ve mezun
olacaklar” diye belirledim. Mezuniyet öncesi ve sonrası evrelerde yaşadıkları
ve yaşayacakları ile ilgili bilgilendirmeyi amaç edindim ve tabiri caizse
çorbaya tuz eklemek istedim.
Gün geldi, amacımı
destekleyenler de oldu, gün geldi söylediklerimi boş laf diye nitelendirenler
de. Hepsi benim için ayrı bir tecrübe. Gönül ister ki anlatmak istediklerim
doğru anlaşılıp, uygulanabilsin ve bir fayda yaratsın ama bazen öyle olmadığı
söylemlerini de gördüm ve şunu anladım.
Olay benim yazdıklarımda
değil, olay sizler de.
Okuduklarınızdan
kendinize çıkardığınız pay da. Kendinizi doğru tanıyabilmekte, eksikliklerinizi
görebilmekte, neden istediğiniz sonuca ulaşamadığınızın ya da nasıl
ulaşabildiğinizin cevabını doğru verebilmekte.
Gönlünüz yoksa gerçekleri
görmeye, nasıl engel olabilirim kurduğunuz bahanelere, gönlünüz var ise
kendinizi yükseklerde görmeye, ben sadece gideceğiniz yolda ne iyi gider onun
fikrini sunabilirim sizlere.
Gönlü olup da blogumu
içten takip eden arkadaşlarıma teşekkür ederim. Her şeyin gönlümüzce olacağına
dair umudumuzu hiç kaybetmeyelim:)
Gönlü olmayıp da
yazdıklarımı anlamsız bulan arkadaşlar için de eleştirilerini dikkate aldığımı
ancak kendilerini de aynı şekilde eleştirmelerini tavsiye ediyorum. Siz
her şeyin sizin dışınızda geliştiğine inanıyorsanız, baştan sağma CV’lerle olur
olmaz her yere başvurunuzu iletip, mülakatlarda iki kelimeyi bir araya getirip
kendinizi ifade edemiyorsanız ya da kendinizi tanımadığınız halde tanıdığınızı
zannediyorsanız, sonrasında buradan da olumlu cevap yok diyerek yelkenleri
indirip mücadeleyi bırakıyorsanız, üzgünüm sizin için sihirli bir cümlem yok ve
hiç olmayacak...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder