15 Aralık 2014 Pazartesi

CAREER PLUS 2015

Üniversitede okurken iş hayatının devleriyle tanışmak, şimdiden kendinizi tanıtmak, fırsatlar nelermiş bakmak istemez misiniz?

İşte size yine kaçırılmayacak bir fırsat...

Öğrencilik dönemimde katıldığım konferanslar, sempozyumlar, kariyer günleri iş ararken ne işime yarayacak diye gerçek olmayan bir düşünceye sahipseniz bunu yıkmaya geldim:) Şimdi defalarca iyi ki hiçbirini kaçırmadan gitmişim diyorum. Her birinin o an farketmeseniz bile sonraki dönemlerde size ne kadar çok şey kattığını anlıyorsunuz. Bu arada şunu dipnot olarak belirtmek isterim ki çalıştığım şirketle ilk tanışmam üniversitedeki bir kariyer gününde gerçekleşti.

Şimdi gelelim konu başlığımıza;

Businews'ten aldığım bilgilere göre Career Plus 2015 - sektörlerin lider şirketleri ile öğrencilerin buluşma noktası- bu sene dördüncü defa dört farklı sektörde İstanbul Polonezköy'de gerçekleşecekmiş. 

Career +, öğrenciyken hayatında bir fark yaratıp kariyer hayatına bir adım önde başlamak isteyenlerin, iş ve staj amaçlı buluşma yeri olan etkinliğin adı.

İİBF ve Mühendislik fakültelerinde öğrenim gören iyi derecede ingilizce bilgisine sahip 3. ve 4. sınıf öğrencileri bu etkinliğe başvurabilir.

Başvuru Bitişi: 12 Ocak 2015

İngilizce ve Genel Yetenek Değerlendirmesi (online) : 24 Ocak 2015

Sektör CV Değerlendirmesi / Telefon Mülakatı: 24 Ocak - 20 Şubat

Sektörler hakkında detaylı bilgi edinmek, iş ve staj fırsatları yakalamak istiyorsanız bu etkinliği kaçırmayın.

Kamp tarihleri:

25-26-27 Şubat FMCG Kampı

4-5-6 Mart Otomotiv ve Mühendislik Kampı

11-12 Mart Denetim ve Danışmanlık Kampı

13-14 Mart Bankacılık Kampı

Kampın içeriği ise şöyle:

Vaka Çalışmaları

Şirket Sunumları ve Eğitimler

Outdoor- Indoor Aktiviteler

Motivasyon Aktiviteleri

Mülakatlar

Kampa katılacak olan sektör liderleri gerçekten heyecanınızı arttıracak türden:)

FMCG Kampı'nda; JTI, Avon, Unilever, Coca Cola İçecek, Yıldız Holding, P&G, Philips Morrip SA, Danone Nutricia, L'oreal, Pepsico Türkiye, BAT ve Anadolu Efes Türkiye.

Otomotiv ve Mühendislik Kampı'nda: Tofaş, Bosch, Mercedes-Benz Türk, Pfizer, Vestel ve Yandex.

Denetim Kampı'nda: Deloitte, EY, KPMG ve PwC.

Bankacılık Kampı'nda: ING Bank, Denizbank, Finansbank ve Yapı Kredi Bankası katılım gösteriyor.

Kaçırılmaması gereken bu etkinlik için hemen başvuru yapın! http://on.fb.me/1BUdG5c

Ayrıntılı bilgi için: www.careerplus.org

Etkinliğiniz bol olsun:)

ZG


Kaynak: Businews, www.careerplus.org


5 Eylül 2014 Cuma

YENİ TREND: MEZUN OLMAYA ADAY ADAYLAR

Artık kurumsal şirketler adayların mezun olmasını beklemiyor.

"Sen mezun olmaya aday ol ben sana kariyer fırsatını öğrenciyken sunacağım" sloganı ortak slogan olmaya başladı. 



Migros'un "Yeni Nesil Yöneticilerini" aramak için çıktığı Part Time Yönetici Adayı örneği hepimizin dikkatini çekerek öğrenci arkadaşlarıma muhteşem bir kariyer fırsatı sunarken  şimdi de farklı bir sektörden ING bankın Turungers dikkat çekiyor. 

Turungers ile okurken para kazanacak, mezuniyetten sonraki işini garantileyeceksin.


ING Bank der ki;

Turungers ile genç yetenekleri ING ailesine kazandırmak istiyoruz. Profesyonel hayata, rehberlğimizde bir adım önde başlamanı hedefliyoruz. Artık yenilikçi, özgür ve gelişim fırsatlarıyla dolu, bankacılığı keşfedebileceğin Turungers var. Turungers ile okurken para kazanacak, mezuniyetten sonraki işini garantileyeceksin. Bu program ile 3'üncü ve 4'üncü sınıf öğrencilerinden oluşacak Turungers ekibi, belirli aylık periyotlarla değerlendirilecek. 7 ay sonunda hedefine ulaşan ve kurumsal hayata hazır olan 4'üncü sınıf öğrencilerine tam zamanlı çalışma imkanı sunacak. 

Dönemin daha çok başında sizinle bu haberi paylaşmak istedim çünkü işi başından sıkı tutun diye. Artık kariyer planlamanızı yapmak için mezun olmayı beklemeden harekete geçebileceğiniz çok güzel fırsatlar var. Değerlendirmekten korkmayın! Mezun olmadan önce atacağınız bu adımlar, iyi değerlendirildiği takdirde size koşabileceğiniz muhteşem yollar sunacaktır.


Rekabetçi ruhunuzu kaybetmeden, fırsatları yakayabileceğiniz, başarılı, şanslı, eğlenceli, aktif, dinamik bir dönem diliyorum hepinize:)

Zg


Kaynak: Businews, ING


19 Nisan 2014 Cumartesi

HEDEFE GİDEN YOLDA ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR

Uzun bir aradan sonra tekrar yazabilecek gücü bulmak ne keyifli:)

Anlatacak şeylerim birikmişken, anlatacak mecalimin olmaması, kelimelerimin bitmez gribal enfeksiyon hali nihayet son buldu diyebilirim:)

Bir süredir hedefime giden yoldan sapmışım hissiyle dolaşırken, dedim ki kendi kendime, zorunlu olarak çıktığın bu yolun seni olmak istediğin yere daha güçlü, daha güzel bir yoldan ulaştırmayacağını nereden biliyorsun?

Çıktığımız her yolun bir anlamı var aslında... Tanıdığımız  her kişinin bize katacağı bir değer, öğreteceği bir ders, yükleyeceği bir anlam var. İşte eski halimize göre bizi daha güçlü, daha bilgili kılacak olanlar da yürüdüğümüz farklı yollar ve o yollarda bize eşlik edenler.

Neden mi anlatıyorum bunu sizlere? 

Korkmayın! 

Hangi yoldan geçerseniz geçin, kendinize güvenerek attığınız her doğru adım doğrudan olmasa da dolaylı olarak sizi gerçekten olmak istediğiniz yere götürecektir. Belki istemediğiniz bir bölümde okuyorsunuzdur, belki sevemediğiniz bir işi yapmak zorunda kalmışsınızdır, belkiler çoğaltılabilir... İşte bu durumların içerisindeyken bile kendinize olan inancınızı hiç kaybetmeden, bulunduğunuz şartlara uyum sağlamanız gerektiğinin bilincinde, üzerinize düşeni tüm demotive oluşunuza rağmen en iyi şekilde yapmaya çalışıyorsanız her şeye rağmen kazançlı olan sizsiniz demektir.

Ne öğrenirsem yanıma kardır, bu yolun sonu da bahardır:) diyerek yüklenin öğrendiklerinizi, alın yanınıza inancınızı, tutun kendinizin elinden ve bu yol beni istediğim yere eninde sonunda ulaştıracak olan yoldur, en iyi şekilde yürümekte boynumun borcudur felsefesiyle alnınızın akıyla ulaşın hedefinize.

Yürüdüğümüz, yürümek zorunda kaldığımız her yol değerlidir. Bize kattıkları paha biçilemezdir.Gitmek istediğiniz yer, ulaşmak istediğiniz hedefiniz var ise isyan edip motivasyonunuzu çürütecek anlarınızı dizginlemeyi öğrenmelisiniz. Çünkü zamanınız en iyi ilacınızken, kendinize kızarak geçirdiğiniz her an onu heba ediyorsunuz demektir.


Karşınıza çıkan yollardan korkmayın!!! Gerçekten istiyor ve çabalıyorsanız, hangi yoldan gittiğiniz değil, hangi değerleri kazanarak, hangi bilgilerle donanarak hedefe ulaştığınızdır önemli olan.

Hedefe giden yolda çekilen çile kutsaldır diyerek motivasyonunuz bol olsun sevgili arkadaşlarım:)

Zg

24 Mayıs 2013 Cuma

İŞ HAYATINDA DOĞA KANUNLARI: KÖPEKBALIKLARI VE TİMSAHLAR


Yeni mezunların iş hayatına atılmadan çnce bunları bilmesinde fayda var diye düşündüm:) Michel Vilette ve Catherine Veuillermot tarafından yazılan ve yayınladığı ülkelerde ses getiren“Köpekbalığından İkonlara : İş Dünyası’ndaki Kahramanların Sırları” (Predators to Icons: Exposing The Myth Of The Business Hero) isimli kitaptan çok ilginç ve başarılı olmak isteyenler için isabetli noktalar itinayla sizler için paylaşılır:)
Bu kitapta 32 en başarılı işadamı incelenmiş. Ve enteresan sonuçlara varılmış. Herkesin aklına ilk önce şu gelir. Bu kişiler başarıya ulaşmak için nasıl da riskler almışlardır, nasıl da rakiplerini acımazsızca yok etmişlerdir. Ama gelin görün ki bu akla ilk gelen sanrıların doğru olmadığı saptanmış. Aksine bu başarılı olan iş adamlarının en büyük yetenekleri riskleri en aza indirgemek, içlerinde bulundukları şartlara uyum sağlayabilmek. Atıldıkları sektörde sivrilebilmek için biraz vahşice hareket etmek ve koşulları kendi lehlerine çevirmeyi becermek.
Savaşçı yönünüzle barışın ve daima tetikte olun.
Köpekbalıkları da, timsahlar da asla uyumaz ve çevrelerinde ne olup bittiğini an be an takip ederler. Çalıştığınız sektörde neler olup bittiğini daima takip edin, sektörel yayınları okuyun. Sizi tanıyanlara, çevrenizdekilere yeniliklere açık olduğunuz izlenimini vermeniz önemli. Çalıştığınız alanda en yeni eğilimler ne yönde? Çünkü başarılı kişiler kazançlı işlerin ve buna uygun fırsatların adeta kokusunu alıyor.
◦Gerektiğinde esnek olun.
Köpekbalıklarının iskeletleri, pek çok diğer canlılar gibi kemik değil, “kartilaj” adı verilen kıkırdağımsı bir maddeden meydana gelmiştir. Köpekbalıkları çok esnek ancak bir o kadar da kuvvetli bu iskelet sayesinde derin sularda son derece süratli ve kayarcasına yol alabilir, inanılmaz bir hızla yön değiştirebilirler. Siz de zihinsel olarak tıpkı bir köpekbalığı gibi olun, karşınıza yepyeni bir fırsat ya da tam aksine bir tehlike çıktığında uzun uzun düşünmek yerine ustaca yön değiştirin.
◦Çabucak doymayın.
Timsahlar da, köpekbalıkları da daima açtır. Onları harekete geçiren en önemli dürtü de budur zaten. Siz de mesleki anlamda, kolay doymayacak bir başarı açlığına sahipseniz bu sizin için iyi bir motivasyon kaynağı olabilir. Zaman zaman karşılaştığınız problemler sizi yıldırabilir ya da tam aksine iş yerindeki aşırı rahatlık farklı alternatifleri görmenize engel olabilir. Bu tuzaklara düşmeyin ve hak ettiğinize inandığınız yere gelene kadar doymayın.
◦Kendinize yetmeyi öğrenin.
Büyük beyaz köpekbalıkları daima yalnız dolaşır, yalnız avlanırlar. Tıpkı birçok büyük işadamı ve işkadını gibi! Belki henüz sizin o kadar ileri boyutlara gitmenize imkan olmayabilir ama zorlukları tek başınıza karşılayacak kadar güçlenmeniz ve donanım sahibi olmanız iş hayatınızın ilerleyen dönemlerinde çok yardımcı olacaktır.
◦Stratejik hareket edin.
Köpekbalıkları yalnız olabilirler ama bu yine de onların stratejik birliktelikler kurmalarına, arkadaşlar edinmelerine engel olmaz. Örneğin bedenlerine yapışan tüm asalakları, küçük yengeçleri ve yosunları temizleyen pilot balıklarını asla yemez hatta onları korurlar. Ne kadar mükemmel bir pozisyonda bulunursanız bulunun, siz de gün gelip diğerlerinin desteğine ihtiyaç duyabilirsiniz. O yüzden pilot balıklarını incitmeyin!
◦İddialı olmaktan çekinmeyin.
Bir köpekbalığı kendisine ve yeteneklerine sonsuz şekilde güvenir, onları gerektiğinde en iyi şekilde kullanır. Benzer bir güven ve iddia, kendisini iyi tanıyan, kapasitesini çok iyi bilen insanlarda da bulunur. Siz de yeteneklerinizi daha da geliştirmeyi ve dönem dönem yenilemeyi ihmal etmeyin ve tam donanımlı bir şekilde o işin en iyisi olmaya çalışın.
◦Doğru noktaya odaklanın.
Bir timsah her zaman hangi avın peşinde olduğunu çok iyi bilir. Asla iki farklı avı aynı anda kovalamaz, birini seçer, gözlerini ona diker ve yakalayana kadar gözlerini ondan ayırmaz. Ama öyle bir avcıdır ki, avıyla boğuşurken bile hiçbir risk almaz. Avına dişlerini geçirir ve çenesini kitler. Siz de kendinizi değerlendirin. Derin bir nefes alın, uygun hedefi belirleyin ve yola koyulun.
◦ve “İYİ” biri olmayı unutmayın.
Eğer çok çetin(!) koşulların olduğu büyük bir şirkette çalışıyor yada yeni bir iş kurmuş ve ayaklarınızın üzerinde durmaya çabalıyorsanız biraz acımasız olmanız gerekebilir. Bazıları bunu zevkle yapar bazıları çekinebilir. Bir köpekbalığı ne zaman ne yapması gerektiğini çok iyi bilir ve sadece yaşamak için öldürür. Ayrıca bugün avını diğerleriyle paylaştığı taktirde yarın da diğerlerinin onunla paylaşacağını tahmin edecek kadar akıllıdır!
VE DİKKAT !!!
◦Egonuza sahip olun.
Köpekbalıkları doğadaki en bencil ve egosantrik canlıların başında geliyor. Uzmanlara göre, bunun nedeni onların ağırlıklı olarak beyinlerinin sol tarafını kullanmaları. Fakat sizin de bunu yapmanız, kibirli ve kendini beğenmiş, antipatik birisi olarak anılmanıza yol açabilir.
◦Oburluğu bırakın.
Beslenme havuzundaki köpekbalıkları, sadece onlara verilen yemleri değil, elektrik kablolarını, kancaları ve plastik kovaları da yerler. Amaçları sonuca bakmadan mümkün olduğunca yemektir. Eğer siz de işyerinde, hep almaya çalışırsanız kızgın bir rakibin dikkatini çekebilir ve bir anda kendinizi oyunun dışında bulabilirsiniz.
◦Kontrol delisi olmayın.
Bir köpekbalığının beyni mükemmel bir bilgisayar gibi işler, ne zaman ne yapması gerektiğini daima bilir ve daima tetiktedir. İş dünyasının köpekbalıkları da her şeyin kontrolleri altında olmasına bayılırlar. Pek çoğunun zirve anlayışları “zirveye giden yolda her şey mübahtır” şeklindedir ve bunun için insan kandırmaktan, sahtekarlık yapmaktan çekinmezler. Ama bu hatalı davranışların gün gelip onları mutlaka aynı şekilde bulacağını ve avcının da av olabileceğini de hatırlamak lazımdır.!!


14 Nisan 2013 Pazar

AKDENİZ İŞ FIRSATLARI ZİRVESİ


Ulusal Akdeniz İş Fırsatları Zirvesi'ni şimdiden ajandalarınıza kaydetmelisiniz bence.


Antalya Akdeniz İş Fırsatları Zirvesi (ANİF) 17-18 Nisan 2013 tarihinde Cam Piramit Fuar alanında yapılacak. Öğrenciler, iş arayanlar ile iş veren temsilcilerini buluşturacak zirvede, 100'ün üzerinde firma stant açarak kariyer olanakları hakkında katılımcıları bilgilendirecek. Alanında uzman çok sayıda konuşmacının  da yer alacağı ANİF'te doğru kariyer planlaması, çalışma hayatı ile ilgili gelişmeler ve iş olanaklarıyla ilgili bilgiler de verilecek.

Bakarsınız aradığınız fırsat orada bir yerde karşınıza çıkar:)


26 Şubat 2013 Salı

İŞ GÖRÜŞMESİNDE SİZE YARDIMCI OLABİLECEK 6 YAKLAŞIM

Bir iş görüşmesinde nasıl davranmanız ve konuşmanız gerektiğine dair  yüzde yüz bir kılavuz yoktur. Bu her görüşmeye, pozisyona ve sektöre göre değişir. Ancak gerçek olan şu ki mesajlar, vücut dili, yüz ifadeleri ve ses tonlamalarıyla desteklenir. Kelimeleriniz, fiziksel görünüşünüz ve sesiniz iş görüşmesinde önemli etkenlerdendir. İşte size kariyer koçu Robin Ryan'dan birkaç ipucu:

*HEYECANINIZLA BAŞA ÇIKIN

Önemli olaylar, iyi performans göstermeniz gereken durumlar hepimizi heyecanlı ve stresli yapar. Biraz heyecan performansınızın gelişmesine yardım eder. Fakat hızlı kalp atışları, yüz buruşturma, titreyen bir ses, performansınızı ve güçlü, kendine güvenen , kontrollü imajınızı olumsuz etkileyecektir. Bundan kurtulmak için görüşmeden hemen önce derin nefes almak size iyi gelecektir. Gözlerinizi kapatın ve sakinleşmeye çalışın. 

( Bir İK çalışanı ve yeniden biraz eski bir mezun olarak sizleri o kadar iyi anlıyorum ki. Mezuniyet sonrası katıldığım ilk profesyonel görüşmede kalbimi orada bırakacak kadar heyecanlanmıştım. Sonra, içimden bir ses kendime güvenmem ve yapabileceğime inanmam konusunda seslendi bana. Dediğini yaptım. Bunu artık hayatımın her noktasında yapıyorum. Heyecanımızı kontrol etmenin püf noktası bence kendimize güvenmekten ve yapabileceğimize inanmaktan geçiyor.)

*HAZIRLIKLI GELİN

Görüşmeden bir gün önce, yanınızda götürmeniz gerekenleri hazırlayın. Her zaman yanınızda fazladan özgeçmişinizi de götürün. Özgeçmişinizdeki referansların doğru ve güncel olduğundan emin olun. İşinizle ilgili göstermeniz gereken örnekler varsa yanınıza almayı unutmayın. Görüşme anında soracaklarınızı da bir liste haline getirebilirsiniz. Gitmeden önce mutlaka yol tarifini almış olun, eğer daha önce gitmediğiniz bir yer ise evden mutlaka erken çıkın. Görüşmeye geç kalmak kaçınılması gereken en önemli hatalardan biridir.

( Unutmayın sizi bekleyen kişi için zaman çok kıymetlidir ve sizin geç kalmanız ilgili kişinin programının sizden kaynaklı aksamasına neden olabilir ki bu hiç hoş olmaz. Ya da yarım saat erken gidip, bekletiliyormuşsunuz gibi bir hava yaratmak da hoş değil, karşınızdaki kişiyi anlamsız bir stres içine sokabilirsiniz kendinizle birlikte. En iyisi ne geç ne de gereğinden fazla erken gitmek. 10 dk öncesinde olmanız gereken yerde olmak her iki taraf açısından yeterli bir süre olur diye düşünüyorum.)

*İLK İZLENİM ÖNEMLİ

Siz "merhaba" demeden önce iş görüşmenizi yapan kişi sizin görünüşünüzü, temizliğinizi, tarzınızı gözden geçirip şirketi temsil edebilecek biri olup olmadığınıza karar verir. Her ne kadar günümüzde şirketler kıyafet konusunda rahat da davransalar kıyafetlerin seçimi ve temizliği hala büyük önem taşıyor. İş görüşmesine giderken formal bir kıyafet, mümkünse takım elbise seçin. Görüşme yaptığınız kişiyi sıcak bir şekilde selamlayın ve sıkı bir şekilde tokalaşın.( Sıkı dediysek elini koparmaya çalışır gibi değil lütfen:))Bunlar ilk izlenimde büyük önem taşır.

( Ne kadar şekilciliğe hepimiz lafı geldiğinde karşı da olsak beyaz yaka görüşmeye davet edilen bir adayı kot pantolon, salaş bir tişört içinde görmek iyi bir izlenim olmuyor. Belki gerçekten o pozisyon için çok uygunsunuzdur, dolu dolusunuzdur ama spora gider gibi gelmişsinizdir ve sizinle aynı yetkinliklere sahip başka bir aday takım elbisesi içinde temsil yeteneğimi kanıtlamama izin verin diye bağırıyordur.)

*SÖZSÜZ İLETİŞİM

İçten bir gülümseme sıcak ve kendine güvenen bir mesaj verir.Göz teması kurmak, insan kaynakları uzmanlarının en çok dikkat ettiği noktalardan biridir. Verdiğiniz mesajın ve anlattıklarınızın doğru ve inanılır olması hayati önem taşır.

*DESTEKLEYİCİ BELGELER GETİRİN

İş görüşmesinde anlattıklarınızı belgelerle desteklemeniz söylediklerinizin inandırıcılığını arttıracaktır. Bu tabiki her sektör ve her pozisyon için mümkün değildir ancak daha önceki çalışmalarınızı getirebiliyorsanız, işi gerçekten yapabileceğinize dair kanıtlar sunabilirsiniz.

*DİNLEYİN

İş görüşmenizi gerçekleştiren insan kaynakları uzmanı için en çok sıkıntı yaratan şeylerden biri sorduğu soruların anlaşılmamasıdır. Bu nedenle karşınızdakini dikkatlice dinleyin. İçinde bulunduğunuz heyecan, sizi farklı yönlere çekebilir. Neye odaklanmanız gerektiğini unutmayın. O işi ne kadar çok istediğinizi hissetmek, görüşme esnasında sizi canlı tutabilir:)



Kaynak: Kariyer.net

6 Ocak 2013 Pazar

ARANIYOR! STUDENT BRAND MANAGER



Kampüsünde yer alan etkinliklerin maestro şefi, ören bayanı olmak, organize etmek, markaların kampüsteki kapak kızı ve bizim oğlan halleder kişisi olmak o markaların iş ve staj olanaklarından tüm dünyadan önce haberdar olmak ve kariyerine sağlam bir adım atarak başlamaya var mısın?

Kimi Arıyoruz?

E tabii ki seni! Evet evet.


Turuncu Sen’i arıyoruz:

Sosyal, Yaratıcı, Dışa dönük, Maceracı ve Eğlenceli Sen!

Bu ben değilim dediysen Kırmızı Sen’i

Heyecanlı, Dikkat Çekici, Cezbedici, ve Güçlü Sen’i arıyoruz!

Bu kadar aktif değilim diyorsan;

Sürekli, Güvenilir ve Entegre Mavi Sen’i arıyoruz.

Ya da bu kadar hiperaktif değişim diyorsan
Satış ve hedef odaklı, Hırslı ve Net Beyaz Sen’i arıyoruz!


Bir de..

Projelere göre özel ve gizli sen var


Gördüğün gibi kısa ve net. Sen’i arıyoruz!

Hatta Bir de Üstüne

İletişim yeteneğin kuvvetli ve takım çalışmasına yatkınsan, 

Enerjine inanıyor, sosyal çevrem geniş ve okul sadece derslerden ibaret değil diyorsan,

Çalışırken iş dünyasına dair networkunu genişletmek, yaaa o şirketin yöneticisi benim kankam demek istiyorsan,

Global markalarla çalışıp kariyer fırsatlarından yararlanıp tüm kampüse havanı atmak istiyorsan,

E tabi olmazsa olmaz, giderler çok harçlıklar sabit ayın 7’sini nasıl bulacağız sorusu kafanı kurcalıyorsa

Ooohoo.. Çok oyalandık çok! Haydi seni bekliyoruz! http://sbmzone.com/#!basvuruformu




3 Ocak 2013 Perşembe

ÖZGELECEK ÖZGEÇMİŞİ GEÇMİŞ



Biz özgeçmiş özgeçmiş diye konuşurken atı alan üsküdarı geçmiş de özgeleceği sorgular olmuş.

Artık, önceden neler yaptığınızla ilgilenmek bir yana, neler yapabileceğinizi görmek, duymak istiyorlar.

Sen benim için ne gibi bir fark yaratırsın?

Bana sağlayabileceğin katkı nedir?

Neden beni tercih ediyorsun? Klişe cevaplardan ziyade somut verileri duymak istercesine soruyorlar bu soruyu. Yoksa kurumsalsın, büyüksün, lidersin... geç arkadaşım bu cevapları ben kendimi biliyorum zaten, asıl sen kendini biliyor musun bunları duymak istiyorlar. Bulunduğum sektöre dair bir projen var mı?, Neden burada olmak istiyorsun?

Neden seni tercih etmeliyim? Benimle çalışmak isteyen birçok aday varken nedir seni onlardan ayıran. İyisin hoşsun da maliyetlerimi düşürecek bir iş planın var mı, daha önce bulunduğum sektöre yönelik bir projede mi yer aldın? İş bulamadın da ne iş yaparım diyenlerden mi oldun yoksa?

İşte, özgeçmişiniz mülakatın ilk evresini oluştururken sonraki evreleri ise bu soruların cevaplarıyla şekillenen özgeleceğiniz oluşturur.

Lafı dolandırmadan, uzun lafın kısasını tercih ederek anlat bana, kendini değil yapabileceklerini diyorlar. Sen kendi potansiyelinin farkında mısın ki ben senin farkında olayım. Geleceği gör istiyorlar, hatta gördüklerini onlara da göster istiyorlar. Eee tabi bu dediğim medyuma bağlanmakla olmuyor. Kendini keşfe çıkmaya hazır olmalısın, hayallerinle, planlarını birbirine karıştırmamalısın. Çünkü onlar hayallerini değil planlarını duymak istiyorlar.

Şimdi sen iyi hoş da özgeçmişi zor yazmayı becerirken, özgeleceği nasıl yazacağım hem de belli bir veri yokken diyorsundur. O da senin kabiliyetinJ

Sen gelecekte yapabileceklerinin ayrımına varamıyorsan, farklı olmayı saçmalamak zannediyorsan, potansiyelini keşfedememişsen, kim senin yapamadığını senin için yapabilir?

İyi düşün mutlaka gelecekte yapmayı planladığın, şu da olsa şu sektöre iyi gider dediğin, ya bu firmalar nasıl bunu düşünemiyorlar ki diye içinden söylendiğin, ahh ben olsam şöyle yapardım diye vahlandığın durumlarla karşılaşıyorsundur. İşte bunları ifade etmenin zamanı geldi. Umarım vay be süper dediğin fikirlerinle şekillendirirsin özgeleceğini ve arayandan ziyade aranılan olursunJ



ZG

2 Ocak 2013 Çarşamba

BURALARDA İŞ VAR


Sosyal medyanın İnsan Kaynakları süreçleri üzerindeki etkisi şüphesiz çok fazla. Seçme yerleştirme süreçlerinde etkin rol oynayan sosyal medya, iş ilanlarının da en modern sergilenme yeri haline geldi. Twitter’da, Facebook’da gezinirken hayalinizin işini sunabilecek bir ilanla karşılaşma ihtimaliniz artık şaşılacak bir durum olmaktan çıkıp, normal bir uygulama haline dönüştü. Birçok kişi de bu durumun farkındalığıyla hareket etmeye başladı bile.

İşte yeni mezun ya da üniversite öğrencisi olarak uğramayı ihmal etmemeniz gereken, size güzel iş fırsatları sunabilecek adresler:

KARİYER.NET: Ister yeni mezun, ister öğrenci, ister deneyimli bir çalışan olun. Aradığınız iş fırsatının kariyer.net’te karşınıza çıkma olsılığı çok yüksek. Birçok kurumsal firmanın tercih ettiği bir kariyer sitesi. Bunların yanısıra bizi en çok ilgilendiren kısmı ise  üniversite öğrencileri için özel oluşturduğu  UNİSBUL sayfası. www.unisbul.com sayfasıyla “Part time çalış hayata çabuk alış” sloganını hayata geçiriyorlar. Yeni mezun ya da üniversite öğrencisiysen aradığın iş burada olabilir. Sende part time çalış, hayata çabuk alış sloganının destekleyicilerinden olabilirsin :)

SECRET.CV: Diğer bir dikkatinizi çekmesini tavsiye ettiğim  kariyer sitesi ise Secret CV. Yeni mezunlar için oluşturduğu Üniversiteyi Bitiriyorum sitesiyle, yeni mezunların uğraması kaçınılmaz olan bir site haline gelmiştir. www.üniversiteyibitiriyorum.com ile aradığınız işi bulabilirsiniz.

YENİBİRİŞ.COM:  Facebook’u en etkin kullanan kariyer sitelerinden biri. Yenibiriş, Yenibiriş Molası,Kaçan İş Büyük Olur, İşteiş Mezun Rehberi ile aradığınız faydalı bilgiler ve iş ilanlarına belirttiğim facebook sayfalarından ulaşabilirsiniz.

LINKEDIN: Şüphesiz en önemlisi Linkedin. İş Hayatındaki profesyonellerin uğrak yeri olan Linkedin, hergün birçok ilanın yayınlanmasında aracı rol üstleniyor.Hem de direk İK yetkilileri tarafından yani birinci kişiler tarafından yayınlanmasına aracılık ediyor.

FACEBOOK: Facebook aracılığıyla oluşturulan birçok sayfa da kariyer siteleri rolünü üstlenmiş durumda. Ayrıca yukarıda belirttiğim kariyer sitelerini Facebook'da oluşturdukları sayfalar aracılığıyla da yakından takip edebilirsiniz.

TWİTTER: İlanların daha çok kişiye iletilmesini amaçlayan İK yetkilileri, Twitter aracılığıyla dikkatleri ilanın üzerine çekmeyi başarabileceklerinin farkında olarak, kariyer sitelerinden daha önce ilanı Twitter'da paylaşmayı tercih edebiliyorlar.

PERAKENDE KARİYER: Amacın perakende sektöründe kariyer yapmak ise aradığın iş ilanı burada karşına çıkabilir. İsminden de anlaşıldığı üzere perakende sektörüne odaklanmış bu kariyer sitesinde perakendenin önde gelen isimleriyle karşılaşmak mümkün.

MONSTER.COM: Sadece ilanlara başvurunuzu iletmekle kalmayıp, çalışmak istediğiniz şirketlerle ilgili bağlantılar edinebileceğiniz bir kariyer sitesi. Ayrıca bir çok kariyer tavsiyelerini bulmanız da mümkün. “Şimdi Facebook’da zaman geçirmek sana iş buldurabilir” sloganıyla seni Facebook sayfasına davet eden Monster, bence incelenmeye değer.

GLOBALCV : Bugün "gelecek" iş imkanını kaçırma. Global CV Üniversiteli ile okurken iş bulan efsane olabilir ya da yeni mezun biri olarak ilaç gibi gelecek bir iş fırsatı yakalayabilirsin. Kim bilir belki de hayallerindeki iş fırsatı Global CV'dedir.

Hala aradığın işi bulamadıysan, mücadeleye devam diyorsan, bir de bu adreslerin kapılarını çal bakalım.

Sosyal medya deyip geçme,
İçindekileri gözardı etme,
Fırsat nereden gelir bilinmez,
Bu kadar kariyer sitesi varken umutsuzluğa düşülmez  :)


ZG


28 Aralık 2012 Cuma

NEDEN CEVAP GELMİYOR?

İş başvurusunda bulunan birçok kişinin kafasında bu soru var. Firmalardan neden hiç cevap alamadım?

İşte olası nedenleri...

İş başvurunuza cevap gelmemesinin en önemli nedeni bazı firmaların adaylara cevap verme politikasının olmaması veya olsa da İK uzmanı toplu işe alım dönemlerinde yoğunluktan ötürü bunu yapmayı ihmal etmiş olması olabilir. Peki başvurunuz neden uygun bulunmayabilir? İşte bunun nedenleri...

-Pozisyona alım yapılmıştır.

-Pozisyona alım yapılması iptal edilmiştir.

-Pozisyona alım yapılması ertelenmiştir. (Bazen başvuru yaptıktan aylar sonra da sizi arayabilirler.)

-En önemlisi nitelikleriniz o iş için uygun değildir.

-O iş için fazla niteliklisinizdir. İşe alımcılar işe başlasanız bile şirkette kalıcı olmayacağınızı düşünebilir.

-Sizden bir fazla artısı olan birini seçmiş olabilirler.

-Özgeçmişinizin, söz konusu iş için uygun olduğunu düşünseniz bile, gerekli özellikleri orada belirtmemiş veya öne çıkaramamış olabilirsiniz. Bu nedenle, işe alımcıların filtreleme işlemi sırasında özgeçmişiniz elenmiş olabilir.

İlk 3 madde dışındakiler için şunları bir daha gözden geçirmenizde fayda var: 

Başvurduğunuz ilandaki kriterler özgeçmişinizde var mı? Özgeçmişinize bu yönden bakın, hatta güvendiğiniz birilerine gösterin. Özgeçmişinizin iyi olması değil, o işe uygun nitelikleri içermesi önemli. Her iş başvurusuna ayrı bir özgeçmiş hazırlayarak o işe özel niteliklerinizi öne çıkarmak sizi fark etmelerini sağlayabilir.


Kaynak: yenibiris.com

25 Aralık 2012 Salı

SİHİRLİ CÜMLESİ OLAN VAR MI?


Oldum olası yazarak ifade yöntemini sevmişimdir. Kendimi daha iyi anlatabildiğime inanırım yazdığım zaman. Hayatımın ifade edilmez zor taraflarını söylemektense yazmayı tercih etmişimdir. Bu da benim taktiğim:)

Yazmaya olan yoğun ilgim sayesinde blog yazmaya karar verdim. Yeni mezun olarak başladığım bu işte, iyi bildiğim bir şeyleri yazmalıyım dedim ve hedef kitlemi “yeni mezunlar ve mezun olacaklar” diye belirledim. Mezuniyet öncesi ve sonrası evrelerde yaşadıkları ve yaşayacakları ile ilgili bilgilendirmeyi amaç edindim ve tabiri caizse çorbaya tuz eklemek istedim.

Gün geldi, amacımı destekleyenler de oldu, gün geldi söylediklerimi boş laf diye nitelendirenler de. Hepsi benim için ayrı bir tecrübe. Gönül ister ki anlatmak istediklerim doğru anlaşılıp, uygulanabilsin ve bir fayda yaratsın ama bazen öyle olmadığı söylemlerini de gördüm ve şunu anladım.

Olay benim yazdıklarımda değil, olay sizler de.

Okuduklarınızdan kendinize çıkardığınız pay da. Kendinizi doğru tanıyabilmekte, eksikliklerinizi görebilmekte, neden istediğiniz sonuca ulaşamadığınızın ya da nasıl ulaşabildiğinizin cevabını doğru verebilmekte.

Gönlünüz yoksa gerçekleri görmeye, nasıl engel olabilirim kurduğunuz bahanelere, gönlünüz var ise kendinizi yükseklerde görmeye, ben sadece gideceğiniz yolda ne iyi gider onun fikrini sunabilirim sizlere.

Gönlü olup da blogumu içten takip eden arkadaşlarıma teşekkür ederim. Her şeyin gönlümüzce olacağına dair umudumuzu hiç kaybetmeyelim:)

Gönlü olmayıp da yazdıklarımı anlamsız bulan arkadaşlar için de eleştirilerini dikkate aldığımı ancak kendilerini de aynı şekilde eleştirmelerini tavsiye ediyorum. Siz her şeyin sizin dışınızda geliştiğine inanıyorsanız, baştan sağma CV’lerle olur olmaz her yere başvurunuzu iletip, mülakatlarda iki kelimeyi bir araya getirip kendinizi ifade edemiyorsanız ya da kendinizi tanımadığınız halde tanıdığınızı zannediyorsanız, sonrasında buradan da olumlu cevap yok diyerek yelkenleri indirip mücadeleyi bırakıyorsanız, üzgünüm sizin için sihirli bir cümlem yok ve hiç olmayacak...



ZG

24 Aralık 2012 Pazartesi

KARİYER YOLU BANKACILIKTAN GEÇENLERİN DİKKATİNE!


Her yıl binlerce yeni mezunu işe alan bankalar 2013 yılında da istihdam yaratmaya devam edecek.

Bankalar 2013 yılında da yeni şubeler açıp binlerce kişiyi işe almaya hazırlanıyorlar.

Türkiye'nin önde gelen bankaları, 2013 yılında 507 şube açıp, emekli olanlar ve işten ayrılanlar da hesaba katıldığında 12 bin civarında kişiyi işe alacak. Bu kişilerin çok büyük bir oranını yeni mezunlar oluşturuyor. Bankaların yetiştirmek üzere alacakları yeni mezunlarda aradıkları en önemli kriterler genel olarak, üniversite mezunu olmak, askerliğini tamamlamak, 27 yaş sınırını aşmamak, analitik olmak, insan ilişkilerinde iyi olmak.

Bankacılık her daim gençlerin tercih ettiği popüler mesleklerden oldu. Sunduğu kariyer, eğitim, terfi imkanları ve kurumsal yapısı bu mesleği cazip kılıyor. Üniversiteler de yapılan araştırmalar da bunu doğruluyor.

Diğer taraftan bankacılık, avantajlarına rağmen oldukça özveri gerektiren bir sektör.Yoğun rekaber, düzensiz çalışma saatleri, performans baskısı mesleğin zor tarafları. Buna rağmen sektöre rağbet oldukça yoğun.

İşte 2013'te hangi banka kaç şube açacak ve kaç kişiye istihdam sağlayacak sorunuzun yanıtı:

ZİRAAT BANKASI: 150 Şube, 3.265 Kişi

2012 yılı içerisinde 55 yeni şube açarak 467 kişiyi işe aldı. 2013'te 150 şube daha açmayı planlıyor.

Bu kapsamda oluşacak insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla 17 ve 24 Kasım 2012 tarihlerinde gerçekleştirilen işe alım sınavları ile,

2500 banko asistanı
500 servis görevlisi
200 uzman yardımcısı
30 iç kontrolör yardımcısı
35 müfettiş yardımcısı olmak üzere toplam 3.265 genç personeli yeni yılda istihdam edecek. 

GARANTİ BANKASI: 39 Şube, 3.200 Kişi

Bankanın bugün itibariyle 936 şubesi, 17.244 çalışanı buluyor. 2012'de 23 yeni şube açan banka, genel müdürlük ve şubeler dahil 2.250 kişiyi arasına kattı. 2013 yılında ise hedefleri 39 yeni şube açarak, şube sayısını 975'e çıkarmak ve 3.200 yeni istihdam yaratmak.


FİNANSBANK: 70 Şube, 1500 Kişi

Bankanın 543 şubesi ve 12.016 çalışanı bulunuyor. 2012 'de 3.000 civarında kişiye istihdam sağlandı.2013 yılı içinde 70 yeni şubenin faaliyete geçmesi ve yaklaşık 1.500 kişilik büyüme öngörülüyor.


DENİZBANK: 35 Şube, 1.370 Kişi

2012'de 15 şube açan banka, personel sayısını 581 kişi büyüttü. Geçen yıl yapılan işe alım sayısı ise 1.926 kişi oldu.Banka 2013'te 35 şube açmayı ve 1.370 kişiyi işe almayı planlıyor.


AKBANK: 50 Şube, 1.000 Kişi

967 şubesi bulunan bankada, çalışan sayısı 16 binin üzerinde. 2013 yılında 50 civarında yeni şube açılması ve 1.000 kişilik işe alım gerçekleştirilmesi planlanıyor.

YAPI KREDİ: 30-50 Şube

2012'nin ilk 10 ayında 26 yeni şube daha açarak toplam şube sayısını 923'e çıkaran banka, geçen 10 ay boyunca hem bu şubeler hem de genel müdürlük için 1.600'e yakın istihdam sağladı. 2013 yılında 30 ile 50 şube açmayı ve ihtiyaçlar paralelinde yeni istihdam sağlamayı planlıyor.

VAKIFBANK: 70 Şube, 700 Kişi

2012'de 63 şube açan banka, 1.800 kişiye yeni istihdam sağladı. 2013 yılında 700yeni personel alımı öngörülüyor.

ING BANK: 20 Şube, 250 Kişi

Toplam 320 şubesi, 5.450 çalışanı bulunan banka, 2013 yılında yaklaşık 20 şube açmayı ve 250 kişiyi işe almayı hedefliyor.

A BANK: 10 Şube, 239 Kişi

Bugün itibariyle 63 şube ve 1.220 personeli ile müşterilerine hizmet veriyor. 2013 yılında ise 10 şube açılışı ve 239 personel alımı planlanıyor.

ŞEKERBANK: 10 Şube, 100 Kişi

Toplam 272 şubesi ve 3.550 çalışanı ile hizmet veriyor. 2012'de 550 kişiyi işe aldılar. 2013'te 10 şube açıp, 100 kişiye istahdam sağlamayı planlıyorlar.

ANADOLUBANK: 9 Şube, 80-90 Kişi

Toplam 91 şubesi ve 2.012 çalışanı bulunuyor. 2012 yılında 3 şube açıldı ve 22 kişi işe alındı. 2013 yılında 9 şube açmayı ve yaklaşık 80-90 civarında işe alım yapmayı planlıyorlar.









POZİTİF OL, İŞİ KAP



Yapılan araştırmalar gösteriyor ki pozitif olanlar iş görüşmelerinde daha başarılı. Aslında işin içinde olan biri olarak bana sorarsanız cevabım kesinlikle bu araştırmayı destekler yönde olurdu. Pozitif olmak sadece iş görüşmelerinde değil hayatın her alanında başarılı sonuçlar getirir. Olumlu düşünmek, başarabileceğine inanmak, olumsuzluklardan ders çıkarmak haliyle olumlu olan şeylerin kapısını aralıyor olsa gerek.

Araştırmalar pozitif kişilerin iş görüşmelerinde daha başarılı olduğunu, hatta işlerindeki  ilk yıllarda daha rahat terif aldıklarını ortaya koyuyor. National Bureau of Economic Research tarafından ortaya koyulan bir araştırma optimist kişiliklerin iş görüşmelerinde başarıyı daha kolay yakaladığını belirtiyor. MBA öğrencileri arasında uygulanan araştırmaya göre , iş arama sürecinde pozitif tutum içinde olan adaylar, işe kabul edilmede öne çıkmayı başarıyor. Araştırmanın ikinci aşaması ise MBA öğrencilerinin işe girdikten sonraki ilk iki yılına odaklanıyor ve optimist katılımcıların, optimist olmayanlara oranla daha çok ve daha çabuk  terfi almış oldukları görülüyor. Araştırmanın bir diğer ilginç sonucuna göre de pozitif düşünen MBA öğrencileri ; iş arama dönemlerinde çok fazla hırslı olmuyor, hatta diğer adayların önüne geçecek hamlelerde bulunmuyor ve her pozisyona başvurmuyor, çünkü daha iyisini bulacağına dair kendisine inanıyor. Ayrıca ilk işinde alacağı maaşın da daha yüksek olacağını düşünüyor.  Uzmanlar optimist kişiliklerin sorun çözmede ve harekete geçmekte  çok daha başarılı olduğunu söylüyor.

Pozitif olmanın faydaları bir kez de bu araştırmayla desteklendiğine göre, hala pozitif olmakta neymiş, hiç bir işe yaramıyor diyenlerimiz var ise aramızda belki bir kez daha bu söylemlerini gözden geçirebilirler.

Umarım siz de pozitif olup, işi kapanlardan ya da mezuniyet sonrası böyle olacağına inananlardan olursunuz:)


Kaynak: kariyer.net, www.sloanreview.mit.edu

18 Aralık 2012 Salı

Denizbank Artık Linkedin'de



İşte bir Linkedin güzelliği daha. Hala bir linkedin hesabın yoksa ya da var ama “Ne olduğunu bilmiyorum, açtım öyle orada duruyor” diyenlerdenseniz silkelenin derim. Kariyer fırsatının nerede kapınızı çalacağı belli olmaz.

Deniz’de kariyer fırsatları Linkedin’de  Linkedin’de Deniz Bank’ı takip edin kariyer fırsatlarını yakalayın.

Siz de  kariyer imkanlarını, kısa eğitimleri ve insan kaynakları ile ilgili haberleri takip edebilir ve Denizciler ailesine katılma fırsatını yakayabilirsiniz. Kariyer rotanızı Deniz’de çevirin.

Denizbank Linkedin sayfasına buradan ulaşabilirsiniz: 

CAREER PLUS İLE KARİYERİNE YÖN VER



İşte sana bir kariyer fırsatı daha. Sende kariyerine artı eklemek istiyorsan bu fırsatı kaçırma.

Hayallerini gerçekleştirmek istiyor, geleceğin lider yöneticilerinden olmayı hayal ediyorsan career plus tam sana göre. Diğer kariyer fırsatlarından farkı tek bir şirket çatısı altında olmaması.

Peki Career Plus Nedir?

Türkiye’nin en kaliteli üniversitelerinden kariyer hedeflerini belirlemiş yönetici aday öğrencileriyle Bankacılık, Denetim ve FMCG sektörlerinde yer alan lider şirketlerin katılımıyla gerçekleşecek  benzersiz bir kariyer etkinliğidir.

Her sektör için özel olarak gerçekleşecek bu etkinlikte katılımcılar. Bankacılık, Denetim ve FMCG sektörleriyle ilgili olarak 2 gün boyunca eğitim programlarına katılarak, sektör liderlerinden sektör hakkında bilgi edinip, eğlence ve oyun faaliyetleri ile iş ve staj imkanı fırsatlarını yakalama şansına sahip olacaktır.

Katılımcı Firmalar:

Bankacılık: Finansbank, Türkiye İş Bankası, ING Bank, Türkiye Finans

Denetim:  Ernst&Young , KPMG, PwC, Deloitte

FMCG: P&G, Yıldız Holding, PMI, PepsiCo Türkiye, JTI, Efes Türkiye, Coca Cola

Kimler Nasıl Başvurabilir?

Şirketlerin hedef üniversiteleri olan 14 hedef üniversitenin sektöre uygun bölümlerinde okuyanlar (hedef üniversitelerin listesi başvuru formunda belirtilmiş. Hedef bölüm ise Mühendislik ve İktisadi İdari Bilimler Fakültesi)

·         3. ve  4. sınıf öğrencileri ya da yeni mezun adaylar,

·         Intermediate, upper intermediate veya advanced seviyede İngilizce bilgisine sahip olanlar,

·         Mezun olduktan sonra hangi alanda kariyer hedeflediğini bilen,

·         CV’sinde fark yaratacak aktivitelerde yer almış öğrenciler,

www.careerplus.org adresinden veya Career Plus’ın facebook sayfasından www.facebook.com/careerplus.org başvurularını yapabilirler.

Başvuru için son gün:  31 Ocak 2013




27 Kasım 2012 Salı

MEZUNLAR KAÇA AYRILIR?



Oleyyy yuppy mezun oldum sevinç  gösterileriyle başlayıp, off aman Allah’ım neden mezun oldum’lara dönüşen senaryonun kıymetli oyuncuları bu yazım sizin için...

Birçoğumuzda “mezuniyet sendromu”  olarak adlandırdığım bu durum aynı etkileri gösteriyor. Eğer mezun olmuş ve hangi yöne gideceğimize karar verememişsek, kurduğumuz cümlelerden tutun da günü doldurmak için yaptığımız davranış şekillerine kadar hepsi klonlanmışız gibi ortak.

Mezun olunca herşey bitti, artık istediğimiz noktadayız hissi bir tek sizi mi sarıyor zannediyorsunuz. Birşeyleri başarmış olmanın verdiği mutlulukla sarhoş olmak hepimize Allah vergisi. Kimileri bu sarhoşluğun etkisinden akıllıca sıyrılıp çıkarken kimisi bu durumu daha uzun vadede atlatabiliyor. Sanırım bu vade,  ne istediğini, hangi yöne gideceğini farkedebilme süresiyle doğru orantılı.

Gözlemlerime dayanarak  mezuniyet evresini 3’e ayırıyorum:

1-Herşeyin farkına mezuniyet sonrası varanlar:

 Mezun olmayı başarmış yeni mezun, artık ne yese ne içse haketmiştir. Mezun olmuştur, başarmıştır. Ailesine bu gururu yaşatmıştır ve doyasıya dinlenmek en büyük hakkıdır. Doğru hakkımız dinlenelim. Vücüt dinç, kafa dinç, yolumuza öyle bakalım. Yenilir, içilir, yatılır, mis gibi kilo alınırJ Nasıl olsa benim gibi mezun olmayı başarmış biri her şekilde iş bulur duygusu bu aşamada yoğun gözlenir. Biraz dinlenip yoluma öyle bakmayı planlıyorum, nasıl olsa bir iş bulurum, zaten onlar beni bulurlarJ cümlesi “Eee ne yapmayı planlıyorsun?” sorusuna verilen en klasik cevaptır.  Pembe gözlükler takılmış, keyif çatılmıştırJ Mezuniyet ile birlikte gelen, özgürlük duygusu yerini  ortalama 3 ay sonunda kapana kısılmış hissine bırakır. TV izle, yemek ye, facebookta takıl,  tweet at, gez dolaş modu sıkmaya başlar. Ve artık kolları sıvama vaktidir diye düşünülerek, bir bir gönderilir CV’ler, yapılır başvurular.Kapana kısılmışlık hissi had safhaya ulaştığında ise yeni mezun, üniversiteyi bitirmiş olmanın verdiği tavan yapmış özgüven ve şişmiş ego ile kendini kaf dağında görüp, bir ton orta ve üst düzey ilana başvurusunu iletir. Dolayısıyla geri dönüş alamaz. Baştan sağma mezuniyet sonrası hazırlanan basma kalıp  CV ile yol alınamayacağını henüz idrak edememiştir ve olayı üniversite mezunu işsizlere bağlar. Zaten herkes böyle diye kendini rahatlatmaya çalışır ama neden acaba sorusunu içtenlikle kendisine sormaz. Gel zaman git zaman yeter diye çığlık atma moduna gelir ve her türden ilana başvurusunu iletir.  Yeterki bir işi olsun ister. Nihayetinde bir iş bulur ve her şeyi tüm şekliyle görmeye başlar. Aslında hayal ettiği çalışma hayatı öyle değildir. Öylesine iletilen bir başvurudan elde edilen öylesine bir sonuçla işe başlayan yeni mezun, stresinden ve mutsuzluktan ölecektir ki kendisini anlamaya ne istediğini keşfetmeye başlar. Şanslı olanlar ya da şansını kendisi yaratanlar yaşanılanlardan sonra harekete geçip istediği güzel sonucu elde etmek için kolları sıvar ve çaba gösterir, hatta güzel sonuçlar alırken, karamsarlıktan kararanlarsa mutsuz bir iş hayatının içine git gide gömülürler...


2-Öğrenciyken durumun farkında olup, elinden gelen herşeyi yaptığına inanıp aslında eksik oldukları yanları görmekten kaçınanlar:

Bu arkadaşla ilgili lafı fazla uzatmak istemiyorum. Mezuniyet heyecanı, özgüven tavan modu vs. bu grupta da gözlemlenmiş olup, bunlara artı yoğun bir karamsarlık eklenir. “Herşeyi yaptım, onu da yaptım, bunu da yaptım olmadı. Mülakat güzel geçti ama olmadı. Zaten torpilin yoksa herşey boş” söylemleri sıklıkla dillendirilir. Bu arkadaş o kadar umutsuzluğa bürünmüştür ki o umutsuzluk ile ne yapacağını bilemediğinden eksikliklerini görüp, gidermek için harekete geçemez. Fark edemediği  o eksiklikler, o kadar göze çarpar ki gel zaman git zaman sürekli karşısına çıkar. Günden güne fark etmediği o eksiklikler onu iyice haksızlığa uğramış hissine büründürür. Oysaki karşılaştığı sonuç tamamiyle kendisinden kaynaklanmaktadır. Belki kendisini ifade edemiyordur, belki yanlış ifade ediyordur, belki de başvurduğu pozisyonlarla hiç uyuşmayan yetkinlikleri vardır, yanlış tercihler yapıyordur. Belki, belki, belki… diye örnekler çoğaltılabilir. Her türlü ilana başvurma, istemediği işi bile yapmayı göze alma hissi, aslında bu grupta da gözlenir ama ne istediğini bilmediğinden değil de umutsuzluğun yarattığı bıkkınlıktan ortaya çıkar. Ahh bir kendisine inanıp harekete geçebilse, potansiyelini anlayıp ben bunu yaparım diyebilse yol alacak ama o ilk adım cesareti gelmez bir türlü. Belki de birinin onu karşısına alıp, eksiklikleriyle ilgili eleştirip, yönlendirmesi, motive etmesi, yapabileceğine inanmasını sağlaması gerekir. Kişiden kişiye farklı etkiler yaratan bu davranış şekillerine nasıl reaksiyon vereceği biraz da ona kalmıştır. Bu arkadaş harekete geçmekten korkup, birilerinin onun için harekete geçmesini bekleyen ya da o ilk adımı atamayıp cesaretsizlikten kaybedenleri temsil eder. “Kendisini keşfedememiş potansiyel” bu arkadaşı iyi tanımlar diye düşünüyorum.

3-Mezuniyete öğrencilik yıllarında hazırlanıp, hazırım başlıyoruz diyenler:

Mezuniyet bu evredeki arkadaş içinde heyecan vericidir. Başarmış olmanın verdiği , özgüven tavan modu burada da hissedilir. Nasıl hissedilmesin ki bomba gibi hazırdır tüm sonuçlara. Farkındadır zor bir sürecin onu beklediğinin. Özgürlükle hemen rehavete kapılmak yerine iş arama sürecini, artılarına artı eklemekle geçirir. Başvurusunu iletmek istediği, çalışmayı günlerce hayal ettiği, öğrencilik yıllarında kendisini hep buralarda görmek istediği  şirketlerle ilgili motive edici bir araştırma maratonuna katılır. Bu şirketlerin beklentilerini iyice ölçüp biçtikten sonra, kendisi bu beklentileri ne derece karşılayabiliyor bunu sorgular. Eğer cevap evet ise, bu işin altından kalkabileceğine inanıyorsa, mutlu olabileceği iş tanımını karşılıyorsa o şirkete özgü bir CV hazırlayarak başvurusunu iletir. Öyle her önüne gelen ilana başvurmaz. “Eksik kalmasın buna da başvurumu ileteyim” modunda değildir. Çünkü ne istediğini bilmektedir. Kariyer hedefi bellidir. “Sen hangi  ülkede yaşıyorsun, bu ülkede işsizlik var, sevdiğini değil bulduğun işi yapacaksın” söylemlerine sonuna kadar direnen azınlığın içinde yer alarak, kalıplaşmış bu tezi çürütmek için daha bir gayretlidir. Kendisini geliştirmekten, eksik bulduğu yanlarını artıya çevirmekten vazgeçmez.  Sanmayın bu arkadaş da hemen iş bulur, güllük gülistanlık hayata konar. Elbette öyle olmaz ama eninde sonunda istediğini alır. Çünkü nereye gideceğini biliyordur ve mücadeleden hiç vazgeçmez. Böyle mücadeleci, azimli olmanın ve ne istediğini bilmenin verdiği özgüvenin kaynağı öğrencilik yıllarına dayanmaktadır. Araştırmacı olmaktan, kendisini keşfetmekten, çalışmak istediği alanlara yönelik hazırlık yapmaktan vazgeçmemiştir. Diplomaya ek olarak, yetkinliklerini geliştirmiş, eksikliklerinin farkına  öğrencilik  zamanında varmış ve ivedilikle tamamlamıştır. Kendisini kaf dağında görmeden, ben oldum demeden soluksuz ilerlemeye devam eder.

Belirttiğim gibi bunlar benim gözlemlerim. Katılmak ya da katılmamak sizin tercihiniz. Hangi tanımlamanın içinde yer alacağınız size kalmış. Umarım mezuniyete öğrencilik yıllarında hazırlanıp, mezuniyet sonrası hazırım, başlayalım, diyenlerden olursunuz.


ZG